İstanbul'a ihanete son vermek
Bir haftadır İstanbul'a yağmur yağıyor ve trafik yine insanı çıldırtacak seviyede. Yağmur güzel, barajlar boş. Hayat yağmur üzerine, yazın da güneş üzerine kurulu... Kışın yağmur kar yağacak, yazın da güneş olacak ki dünyanın düzeni devam etsin. Tarım, hayvancılık, sebze, meyve insanların ihtiyacını karşılasın. Ama trafik çok büyük bir dert. İnanın, yerler biraz ıslandı mı, işte bütün İstanbullular, bütün bu şehirde yaşayanlar çok yakından biliyorlar, bir anda her şey felç oluyor, kitleniyor. Bunu defalarca konuştuk... Ne olacak bu İstanbul'un hali? Çarpık kentleşme, en az 60-70-80 yıllık sorunların birikip üst üste artık içinden çıkılmaz hale gelmesi, son 20-25 senede işte Fikirtepe, Esenyurt örneği gibi... Çok kötü örnekler yani örnek derken eskiden numune derlerdi. Bunlar numune değil yani, felaket. Çarpık yapılaşmalar şehri tamamen içinden çıkılmaz, yaşanamaz hale getirdi. İnanın bunun mübalağasız söylüyorum. Kaç sefer yurt dışına gittim, tam böyle gerçek rakam benim de hafızamd
Analiz Notu
Makale, İstanbul'un trafik sorununu ve çarpık kentleşmeyi eleştiriyor. Yazar, mevcut durumu felaket olarak nitelendiriyor ve bu durumun çözülmesi gerektiğini vurguluyor.