Otoriter popülistlerin klasik repertuarı: Popülist liderler ve akademi dünyası
Doç. Dr. Yonca ÖZDEMİR Üniversiteler, eleştirel düşünceyi, bilimsel yöntemi ve evrensel değerleri savundukları için kolayca popülist otokratların hedefi haline gelmekte. Yükseköğretim mezunlarının bu tür liderlere oy verme oranlarının görece düşük olması da popülistlerin üniversiteleri siyasal açıdan “sorunlu” kurumlar olarak kodlanmasına zemin hazırlar. Nitekim üniversite özerkliğinin zayıflatılması, yönetim yapılarının merkezi denetime bağlanması ve akademik alanın iktidar çizgisine yaklaştırılması otokrat popülizmde sık görülen uygulamalardandır. Aynı zamanda popülist rejimlerde öğrencilerin eleştirel ve özgürlükçü bir eğitimden geçmemesi için müfredat ve kurumsal yapı üzerinde müdahaleler gündeme gelir. Türkiye’de Erdoğan’ın özellikle 2016 sonrasında yaptığı yasal düzenlemelerle üniversite rektörlerini doğrudan atama yetkisini kullanmaya başlaması, yükseköğretimde merkezi denetimi ve baskıyı belirgin biçimde artırdı. Macaristan’da da Orbán hükümeti döneminde Central European Uni
Analiz Notu
Makale, popülist otokratların üniversitelere yönelik saldırılarını ve akademik özgürlüğün kısıtlanmasını eleştiriyor. Bu durum, yazarın hükümete karşı bir duruş sergilediğini gösteriyor.